Bu sezon Yenimahalle’de bir daire boyadık. Müşterimiz, boya bittikten sonra köşedeki kadife koltuğu gösterip “Bunu da bir yapabilir misiniz?” diye sordu. Koltuk eskimişti, ama çerçevesi sağlamdı. Fiyat araştırmış, yeni koltuk almayı düşünüyordu. Hesabı tutmuyordu., o anda koltuk yenilemenin ne kadar hafife alındığını bir kez daha gördüm.
Koltuk yenileme, mobilya tamircisinin işi. Bunu net söyleyeyim. Ama bir boyacı olarak bu süreçle çok sık karşılaşıyorum çünkü insanlar evi yenilerken koltuğun da değişmesi gerektiğini fark ediyor ve ne yapacaklarını bilmiyor. Yıllarca edindiğim gözlemi paylaşacağım.
Koltuk yenileme ne zaman mantıklı, ne zaman değil?
İskelet sağlamsa, koltuk yenilemeye değer. Bu kural basit ama kritik. Ahşap ya da metal çerçeve çürümüş, kırılmış, titrekse ne kadar güzel döşeme yapılırsa yapılsın iki yılda aynı yere gelirsiniz.
Tipik bir senaryo. Insanlar köpük bitmiş, kumaş yırtılmış bir koltuğu yeniletmek için ciddi para ödüyor, ama çerçeveyi kontrol ettirmiyor. Sonra birkaç ay içinde oturuşta çöküntü başlıyor. Suç döşemecide değil, iskeletin gözden kaçırılmasında.
Şunu da söyleyeyim: markalı, kaliteli bir koltuğun on beş yıl önce aldığınız modelini yeniletmek, bugün aynı fiyat aralığında yeni bir şey almaktan çok daha iyi bir yatırım. Çünkü eski üretimde kullanılan ahşap kalitesi ve köpük yoğunluğu bugünkü pek çok bütçe ürününden üstün. Yeni koltuk aldım, işi bitirdim mantığı her zaman doğru çıkmıyor.
Kumaş seçimi meselesi
Döşemede en çok yapılan hata, göze güzel gelen ama kullanıma dayanmayan kumaş seçmek. Kadife çekici görünür, ama evcil hayvanı olan ya da küçük çocuklu evlerde bakımı zorlaşır. Keten dokulu kumaşlar şık durur, ama nem çekme oranı yüksek olduğu için banyoya yakın mekânlarda veya rutubetli dairelerde sorun çıkarabilir.
Sahada böyle değil.: “hangi kumaş daha sağlam” sorusunun tek bir cevabı yok. Kullanım alanı, dairenin nem durumu (bunu duvar neminden bahseden bu yazıda biraz açmıştım), günlük kullanım sıklığı hepsi belirleyici. Uzaktan net bir yönlendirme yapamam, gerçekten yapamam. Döşemeci kumaşı yerinde görüp, evin koşullarını dinleyerek önerir.

Mikrofiber ve mobilya kadifesinin kaliteli olanları şu an piyasada en işlevsel seçenekler arasında. Silinmesi kolay, pilling direnci yüksek. Ama yine de kalitesi üretici ve gramaj farklılıklarına göre büyük değişkenlik gösteriyor.
Renk değişikliği yaparken dikkat
Koltuk yenilemeyi fırsat bilip renk değiştirmek isteyenler için bir uyarı: koltuğun rengi odanın geri kalanıyla konuşmak zorunda. Bunu duvarla birlikte düşünmek lazım.
Oda boyasını değiştirmeden, sadece koltuğun döşemesini koyu bir tonda yaptırdınız diyelim. Duvarlar açık krem, koltuk antrasit oldu. Görsel denge kurulamıyor, oda ağırlaşıyor. Bunun tam tersi de problem: açık tonlardaki bir döşeme, yanlış duvar rengiyle yıkanmış bir görüntü veriyor. Salon yenileme yazısında bu renk dengesini biraz daha geniş anlattım, oraya bakabilirsiniz.
Döşeme ve duvar rengini aynı anda planlamak, her ikisini de ayrı ayrı planlamaktan çok daha iyi sonuç veriyor. Bunu yıllardır gördüm.
Maliyet gerçekçi olsun
Koltuk yenileme fiyatları Ankara’da işin kapsamına göre ciddi fark gösteriyor. İki kişilik bir kanepeyi köpük değişimi dahil döşetmek, küçük bir tekliğe oranla çok farklı bir maliyet çıkarır. Bunu genel bir rakamla buradan geçiştirmek doğru olmaz. Bu alanda ev boyama hizmeti olarak deneyimimizi paylaşıyoruz.
Şunu söyleyebilirim: teklifler arasında çok büyük fark varsa (ikisi de aynı malzemeyi söylüyorsa) daha ucuzu seçmeden önce köpük kalitesini ve kumaş gramajını sormaktan çekinmeyin. Ucuz işçilik değil, ucuz malzeme fark yaratıyor genellikle. Bütçeyle ev yenileme konusunda da benzer mantığı anlattım.
Döşemeciye gidin, koltuğu götürün, çerçeveyi kontrol ettirin. Fiyatı değil, önce iskeletin durumunu öğrenin. Kalanı ondan sonra konuşulur.
