Balkona bir şeyler ekleyince güzelleşeceğini düşünüyoruz. Saksı, halı, fener, bambu perde, demir sandalye… Ve sonunda balkon daha da kalabalık, daha az kullanılır hale geliyor. Geçen sezon en az 5-6 kez gördüm. Müşterilerle iş görüşmesi yaparken balkona çıkıyoruz, o kadar eşya var ki iki adım atamıyoruz. Ama içerisi bomboş, steril. Sorun bakış açısında.
Balkon dekorasyonu, satın alma değil çıkarma işidir. En azından başlangıçta.
Önce zemin ve duvar, sonra mobilya
Ankara’da çok sayıda balkona girdim, çoğunun zemin ya eski mozaik döşeme ya da boyası kalkmış beton. Üstüne güzel mobilya koysanız ne olur? Gözünüz yere gider. Mutlaka.
Balkon duvarları dış cepheye açık olduğu için standart iç mekan boyaları burada tutunmaz, solar, çatlar. Dış cephe boyası ya da en azından nemli ortam dayanımlı bir dış mekan boyası şart. Özellikle Çankaya ve Keçiören’deki eski binaların balkonlarında bu sorunu çok gördüm; duvar yüzeyi pürüzlü, nem çekmiş, üstüne yıllardır yanlış boya sürülmüş. O yüzeyi önce astar ile hazırlamadan boya sürmek para çarpmaktan başka bir şey değil. Yüzey hazırlığı atlandığında, bir sonraki yaz aynı boya kabarmış olacak.
Zemin için seçenekler var. Deck boya (ahşap görünümlü zemin boyası), dışa dayanıklı seramik, hatta iyi kalite yapay çim. Hangisinin sizin balkona yakışacağını buradan net söyleyemem, çünkü zeminin mevcut durumu ve balkonun yönü belirleyici. Kuzey cephe balkonu ile güney cephe balkonu aynı malzemeye aynı tepkiyi vermez.
Renk seçimi: “açık ton güvenli” yanılgısı
Sahada farklı çıkıyor. Açık ton her zaman güvenli değil. Balkon duvarına çok açık tonu seçtiğinizde, Ankara’nın toz ve egzoz kirliliği o yüzeyi birkaç sezonda kirli gri renkte bırakır. Sonra temizlemek yerine üstüne boya sürmeye karar verirsiniz, yüzey kalınlaşır, çatlar.
Orta tonlar, özellikle toprak renkler ve koyu yeşil tonları, hem kirliliği daha uzun süre saklar hem de açık hava mobilyalarıyla çok daha iyi uyum sağlar. Koyu bir aksan duvarı (balkonda genellikle tek bir arka duvar olur) ise küçük balkonu görsel olarak derinleştirir. Bu konuyu küçük balkon dekorasyon fikirleri yazısında daha ayrıntılı anlattım.

Mobilya ve bitki dengesini kurmak
İşin gerçeği şu: 6-8 metrekare balkona dört sandalye, bir sehpa ve on saksı koymak, o balkonu hem işlevsiz hem çirkin yapar. İki sandalye ve bir küçük sehpa çoğu standart balkon için yeterli. Gerisi depo olmaya başlar.
Bitki konusunda ise Ankara iklimini hesaba katmak gerekiyor. Kış aylarında sert soğuk, yaz aylarında yakıcı güneş. Bu iki uca dayanabilen bitkiler sınırlı. Lavanta, biberiye, küçük yavru çam, kaktüs türleri Ankara balkonlarında yıl boyu hayatta kalabilen seçenekler arasında. Narin tropik bitkiler balkonda bir sezonu zor getirir.
Saksıları düzensiz yüksekliklerde yerleştirmek küçük alanı hareketlendirir. Hepsini aynı boy saksıya koymak, aynı hizada dizmek balkonun donuk görünmesine neden oluyor. Bu küçük ama etkisi büyük bir detay.
Aydınlatma çoğu zaman sonradan aklına gelir
Yanlış sıra bu. Balkonda akşamları oturmak istiyorsanız, aydınlatmayı baştan planlamanız gerekiyor; özellikle prize ya da kablo hattına erişim varsa. Güneş panelli dekoratif ışıklar pratik çözüm olsa da şarj verimleri Ankara kışında düşüyor.
Duvar aplikleri ya da bir kablo ray sistemi balkona hem işlevsel hem dekoratif bir kimlik katar. Ama bu noktada bir uyarı: Aydınlatma montajı sırasında boya yüzeyi zarar görüyor. Önce aydınlatma pozisyonunu belirleyin, sonra boya yapın; ya da boyadan önce elektrik işini tamamlayın. Sıra önemli. Tadilat sıralaması konusunda yazdığım yazıda bu sıranın neden kritik olduğunu anlattım. Detaylı keşif ve fiyat teklifi için dış cephe boyama hizmeti bölümünden bilgi alabilirsiniz.
Fransız balkon ayrı bir hikaye
Eğer balkonsuz, sadece kapı önünde küçük bir demir korkuluğu olan bir dairede oturuyorsanız (Ankara’nın özellikle eski Kızılay ve Ulus çevresi binalarında buna çok rastlanır), alışılagelen balkon dekorasyon önerilerinin büyük bölümü size uygulanamaz. Fransız balkon modellerine özel yaklaşımlar için ayrı bir yazı hazırladım.
Gerçek şu ki balkon dekorasyonu, büyük bütçe gerektiren bir iş değil. Zemin ve duvar yüzeyini düzgün hazırlayıp doğru boya seçerseniz, geri kalanı çok az parayla hallolabilir. Ama o yüzey işini atlarsan, üstüne ne koysan yetmez.
