Müşteri bana “biz kendimiz döşeyeceğiz, sadece boyayı siz yapın” dediğinde çoğunlukla aynı manzarayla karşılaşırım: derzsiz kalan köşeler, kapı eşiğinde biten sıra, şişmiş kenarlar. Parke döşemek göründüğü kadar basit değil. Ama doğru sırayla gidersen, geri dönüşü olmayan hatalar yapmadan tamamlayabilirsin.
Zemin hazırlığı, işin yarısıdır
Şunu da ekleyeyim: zemin düzgün değilse, parkenin üstüne ne yapsan boşa gider. Döşeme öncesinde beton ya da şap yüzeyin tamamen kuru, düz ve temiz olması gerekiyor. Nem varsa parke şişer. Bu hem laminant hem masif ahşap için geçerli. El düzeciyle kontrol et; 2 metrelik mezuraya göre 3 mm’yi aşan yükseklik farkı varsa, şap atmak ya da taşlama yapmak zorundasın.
Akrilik ya da poliüretan esaslı bir nem bariyeri kullanmak, özellikle zemin katta veya bodrum katlarda şart. Üst katlarda bazen atlanıyor, bu yanlış. Nem yukarıdan da gelebilir; komşudan su kaçağı, havadan nem… Çünkü her bina farklı davranır, yerinde görmek gerekir.
Parke tipine göre döşeme yöntemi değişir
Masif ahşap parke, laminant parke ve mühendislik parkesi aynı şekilde döşenmez. Masif parke yapıştırılır ya da çivilenir; altlık kullanılmaz. Laminant parke klik sistemiyle döşenir ve mutlaka altlık ister (ses yutma ve hafif dengeleme için). Mühendislik parkesi ikisinin arasında bir yerde durur; hem yapıştırılabilir hem yüzdürme yöntemiyle döşenebilir.
Yüzdürme yöntemi, yani altlık üzerine oturtulan ve yapıştırılmayan döşeme sistemi, Ankara’daki eski binalarda zemin değişkenliği fazla olduğu için daha çok tercih ediliyor. Ama büyük alanlarda özellikle 40-50 m²’yi aşan odalarda titreşim ve ses sorunlarına yol açabilir.
Doğrultu seçimi küçük bir karar gibi görünür, değil
Parkeler odanın uzun kenarına paralel döşendiğinde mekan görsel olarak daha geniş hissettiriyor. Işık girişinin olduğu pencere ya da kapı yönüne dik döşenirse dikişler daha az dikkat çekiyor. Çapraz döşeme ise hem malzeme israfı artırıyor hem de daha uzun işçilik süresi istiyor. Eğer bütçen sınırlıysa çaprazdan uzak dur.
Bana göre bu tercih tamamen estetik değil, pratik bir hesap. Dekorasyon değişikliği yaparken zemin yönünü değiştirmek bile mekanın algısını kökten dönüştürebiliyor, bunu çok gördüm.

İlk sırayı doğru kurmak, her şeyi belirliyor
En sık yapılan hata: duvardan başlamak. Duvarlar düz değildir. Hiçbiri. Odanın ortasını bul, oradan iki tarafa doğru planla. İlk sırayı çekül veya lazer hizasıyla sabitle. Başlangıç sırası kayarsa, son köşede yarım santimlik açıklıklar çıkar ve bunları kapatmak için kesim kaybı artar.
Her iki duvar arasında da genleşme payı bırakmalısın. Bu pay parkenin cinsine ve üreticinin önerisine göre değişiyor ama genel olarak 10-12 mm arası bir boşluk, duvar boyunca süpürgelik altında gizlenerek bırakılır. Bu boşluğu bırakmayanların parkesi 1-2 yıl içinde ortadan kabarıyor. Hayır, bu abartı değil. Gerçekten oluyor.
Kesimler ve kapı geçişleri
Kapı kasası altından geçiş yapılacaksa, parkenin kalınlığı kadar kasayı alttan testerele. Parkeyi kasa altına sokmak yerine kasa etrafında kesmek hem zor hem çirkin sonuç veriyor. Profesyonel bir sonuç için bu adımı atlamak olmaz.
Farklı iki zemin malzemesinin buluştuğu eşik noktaları için profil çıtası kullan. Bunun görsel işlevi kadar fonksiyonel işlevi de var; iki zeminin bağımsız genleşmesine izin veriyor.
Döşeme bittikten sonra ne yapacaksın?
Parke döşemesi tamamlandıktan sonra zeminin üzerinde yürümeden önce yapıştırıcı veya klik bağlantıların oturması için en az 24 saat beklemek gerekiyor. Oda içinde mobilya taşınması, boyama veya başka tadilat varsa bu sürenin ardından yapılması gerekir. Tadilat sonrası zemin temizliği konusunda ayrıca yazdım, parke gibi hassas yüzeylerde ıslak paspas değil, kuru ya da hafif nemli bez kullanmak gerekiyor.
Eğer parke döşemesi büyük bir tadilat sürecinin parçasıysa, hangi işin hangi sırayla yapılacağını önceden planlamak gerekiyor. Tadilat sıralamasına dair 15 yıllık gözlemlerimi burada anlattım; parke her zaman boya ve sıvadan sonra gelir, öncesinde kesinlikle hayır. Daha kapsamlı bilgi için Ankara boyacı sayfasına göz atabilirsiniz.
Parke döşemek sabır isteyen bir iş. Zemin hazırlığını atladığında, doğrultuyu yanlış seçtiğinde ya da genleşme payını ihmal ettiğinde bunun bedelini birkaç yıl içinde ödüyorsun. İşin güzel yanı şu: doğru yapılırsa onlarca yıl sorunsuz duruyor.
