Ofis duvar kağıdı meselesi başlı başına bir dert. Ev için karar vermek zaten zor. İşyerinde ise iş büsbütün karışıyor. Çünkü ofis, sadece sizin değil. Müşterinizin, çalışanınızın, ziyaretçinizin de gördüğü bir mekan.
Son dönemde Ankara’da açılan yeni ofislerin neredeyse tamamında duvar kağıdı tercih ediliyor. Boya yerine duvar kağıdı seçmenin sebepleri var elbette. Ama seçim yanlış yapıldığında ortaya çıkan görüntü, kurumsal duruşa zarar veriyor. Bir de şu var. Ofis duvar kağıdı yanlış uygulandığında iki yıl bile dayanmıyor.
Biz de Ankara Boyacı olarak sizler için ofis duvar kağıdı konusunu baştan aşağı inceledik. Kurumsal bir iş çıkarmanın kriterlerini derledik. Peki hangi ofis duvar kağıdı gerçekten iş görür, hangisi göz boyamadan öteye geçmez? Gelin birlikte bakalım.
Ofiste Neden Duvar Kağıdı?
Boya ucuz görünüyor. Doğru. Ama işletme için hesap farklı işliyor. Bir ofisin duvarı, evinizin duvarından çok daha hızlı yıpranıyor. Sandalyeler değiyor, dosyalar sürtüyor, insanlar geçerken omuz atıyor.
Boya bu tempoya iki yıl dayanır. Sonra lekelenir, çizilir, matlaşır. Silinebilir PVC kaplama bir duvar kağıdı ise beş yıl aynı kalır. Nemli bezle silersiniz, kahve lekesi çıkar. Peki bu yeterli sebep mi? Bence tek başına değil.
Asıl fark görsel bütünlükte ortaya çıkıyor. Boyanın rengi partiden partiye değişir. Aynı kod, farklı üretim tarihinde farklı ton verir. Duvar kağıdında böyle bir sorun yok. On yıl sonra bile aynı desen rulodan çıkar.
Kurumsal Görünüm Neyle Sağlanır?
Peki kurumsal ofis dediğimizde aklımıza ne gelmeli? Cevap düşünüldüğü kadar basit değil. Kurumsallık, pahalı malzemeyle olmuyor. Doğru malzemeyle oluyor.
Amatör ofislerde şunu görüyoruz. Sahibi çiçekli, kabartmalı, parlak bir duvar kağıdı seçiyor. Evinden tanıdığı bir görüntüyü ofise taşıyor. Sonuç? Toplantı odası salon gibi görünüyor. Müşteri güven kuramıyor.
Kurumsal ofis duvar kağıdı sade olur. Ton içinde ton çalışır. Uzaktan bakıldığında düz gibi görünen ama yakından bakıldığında dokusu olan bir yüzey ideal. Kumaş dokulu, keten görünümlü, ince çizgili modeller bu iş için biçilmiş kaftan.
Okuma Önerisi | Ankara Duvar Kağıdı Ustası
Hangi Taban Ofise Uygun?
Duvar kağıdının tabanı, dış görünümünden daha önemli. Ofis için dokusuz tabanlı ürün tavsiye ederim. Neden? Çünkü uygulaması temiz, sökümü kolay.
Kağıt tabanlı ürünler ucuz. Ama şişer, kabarır, ek yerleri açılır. Ofis gibi klima çalışan bir mekanda nem seviyesi sürekli değişir. Kağıt taban bu değişime dayanamaz. Dokusuz taban ise formunu korur.
Bir de silinebilir PVC kaplama var. Bu ürünü özellikle koridor, resepsiyon ve mutfak alanı için öneriyoruz. Yağ lekesi, parmak izi, kalem çizgisi çıkar. Toplantı odası duvarında ise mat, kumaş dokulu bir model daha zarif duruyor.
Metrekare Hesabı Nasıl Yapılır?
Standart bir rulo 5,3 m² kaplar. Peki bu ne demek? 40 m²’lik bir toplantı odasının duvar alanı ortalama 55 m² tutar. Yani 11 rulo lazım demektir.
Ama iş bununla bitmiyor. Desen büyüdükçe fire artıyor. Küçük desende fire yüzde beş, büyük desende yüzde yirmiye çıkabiliyor. Bu farkı hesaba katmayan ustayla çalışmayın. Hesap yanlış olduğunda ya duvar yarım kalır ya cebiniz.
Bence en sağlıklısı, ustanın yerinde ölçü almasıdır. Kroki üzerinden verilen fiyatlar yanıltıcı olabiliyor. Ofislerin köşeleri, kolonları, nişleri hesabı değiştiriyor.
Fotoğraflı Duvar Kağıdı Ofise Yakışır mı?
Bu soruyu çok alıyoruz. Fotoğraflı duvar kağıdı yani bir manzaranın, şehir siluetinin tüm duvarı kapladığı modeller. Cevabım net. Ofis için genellikle uygun değil.
İstisnası şu. Marka renginizi, logonuzu, sektörünüze özel bir görseli resepsiyonun tek duvarına uygularsanız güçlü bir izlenim bırakır. Ama tüm ofisi manzarayla kaplarsanız çalışan yorulur. Müşteri karar veremez.
Kabartmalı yani üç boyutlu efektli modeller de dikkat ister. Toplantı odasında hafif dokulu güzel durur. Ama aşırıya kaçan tuğla, taş, ahşap kaplamalı üç boyutlu modeller ofisi kafeye çeviriyor. Kurumsal duruş kayboluyor.
Uygulama Farkı Nerede Belli Olur?
Ürünü doğru seçtiniz. Peki iş bitti mi? Kesinlikle bitmedi. Amatör ile kurumsal arasındaki asıl fark uygulamada ortaya çıkıyor.
Duvarın altı sağlam olmalı. Eski boya kabaran, nemli, tozlu bir duvara duvar kağıdı yapıştırırsanız altı ay içinde açılır. Astar atılmalı, çatlaklar macunlanmalı, yüzey zımparalanmalı. Bu ön hazırlık atlanırsa para çöpe gidiyor.
Ek yerleri bir başka mesele. Kötü ustada ekler kabarır, hava alır, gözle görünür. İyi ustada ise ekleri bulmak için gözünüzü yaklaştırmanız gerekir. Aradaki fark budur.
Okuma Önerisi | Ankara Komple Tadilat
Ofis İçin Bütçe Ne Olmalı?
Ankara’da ofis duvar kağıdı işçiliği metrekaresi ortalama bir aralıkta seyrediyor. Ürün fiyatı ayrı, işçilik ayrı hesaplanmalı. Metrekare üzerinden toplu fiyat verenler genelde ürünü ucuza kaydırıyor.
Bence sağlıklı yaklaşım şudur. Ürünü ayrı seçin. İşçiliği ayrı fiyatlandırın. Kullanılacak yapıştırıcı, astar, macun kalemlerini de listede görün. Kurumsal iş, kalem kalem hesaplanabilen iştir.
Ucuz malzemeyle kurumsal iş çıkmaz. Ama pahalı malzemeyle de otomatik olarak çıkmıyor. Doğru ürün, doğru zemin ve doğru işçilik üçlüsü şart. Hemen karar vermeyin. En az iki firmadan mutlaka detaylı teklif alın.
Ne Zaman Değiştirmeli?
Doğru yapılmış bir ofis duvar kağıdı yedi sekiz yıl gider. Ama kurumsal imaj değişiyorsa, marka kimliği yenileniyorsa beklemeye gerek yok. Duvarınız markanızın sessiz sözcüsüdür.
Yıpranma belirtileri de gözden kaçmasın. Ek yerinde açılma, renk solması, kabarma varsa mutlaka müdahale edin. Ziyaretçi bunu fark eder, siz alışmış olursunuz.
Evet sevgili okurlarımız, Ofis Duvar Kağıdı: Kurumsal ile Amatör Arasındaki Fark yazımızın sonuna geldik. Bu yazıda kurumsal bir ofisin duvar kağıdında hangi kriterlere dikkat etmesi ve amatör uygulamanın hangi noktalarda ele verdiği sorularına cevap vermeye çalıştık. Umarım yardımcı olmuştur. Duvar kağıdı hizmetimiz için Ankara duvar kağıdı ustası sayfamıza göz atabilirsiniz.
