Kiracılar iki gruba ayrılır: Taşındığında evi olduğu gibi bırakanlar ve “burada yaşıyorum, sahiplenmek istiyorum” diyerek bir şeyler yapanlar. İkinci gruba dahilseniz ve ev sahibi izin konusunda katıysa, elinizin bağlı olmadığını görmek için aslında sadece biraz yaratıcı düşünmek yeterli. Kiralık ev dekorasyonu meselesi çoğu zaman “ne yapabilirim” sorusuyla değil, “ne yapamam” düşüncesiyle başladığı için işin içinden çıkılamıyor.
Duvarı Boyatmak İstiyorsun Ama Müşterimiz İzin Vermiyor mu?
Sahada farklı çıkıyor. Yani “duvarı boyayamazsın” kuralı her sözleşmede geçmiyor. Bir kısmında geçiyor, bir kısmında yazılmıyor ama müşterimiz sözlü olarak karşı çıkıyor. Farkı bilmek lazım.
Sözleşmende boya yasağı yoksa, çıkarken aynı renge geri boyayacağını teklif etmek çoğu ev sahibini ikna eder. Bunu yazılı yapıyorsanız daha da sağlam. Kiracı olarak evi boyatmanın hukuki boyutunu ayrıca okumanızı öneririm; sözleşme detayları önemli ve çoğu kiracı kendi haklarını bilmiyor.
İzin çıkarsa, boyayı doğru seçmek şart. Açık renkler hem mekânı büyütür hem çıkarken aynısını bulmak kolaydır. Yoğun bordo yaparsan çıkarken iki kat boya gerekebilir, o da size kalır.
Boya Yoksa Ne Yaparsın?
Burada yanılgı şu: İnsanlar boyayı değiştiremeyince dekorasyonu da değiştiremeyeceklerini sanıyor. Duvar rengi bir tuvale benzer; arka planı değiştiremiyorsan ön planı düzenlersin.
Mobilya yerleşimi küçümsenen bir araç. Ankara’da çalıştığımız evlerin çoğunda aynı şeyi görürüz: kanepe duvara yapışık, orta alan ölü. Kanepeyi biraz içeri çek, arka tarafına ince bir konsol koy, oda hemen farklı bir his verir. Duvarı boyamamak bu hareketi engellemez.
Perde seçimi de o kadar güçlü ki, yanlış perdeyle boya bile işe yaramaz. Bej duvara koyu gri kısa perde çekince her şey kapanıyor. Aynı duvara zemine uzanan krem perde koyduğunuzda tavandan zemine kadar uzayan bir açıklık hissi geliyor. Bu optik ucuza gelir ve çıkarken alırsın.

Geçici duvar kaplama ürünlerine gelince: Sökülebilir duvar kâğıtları, bazı tekstil paneller, tahta çıtalı sistemler var. Bunlar doğru monte edilirse gerçekten duvarı incitmez. Ama şunu söyleyeyim: “Sökülür” diye satılan her ürün her duvardan tertemiz çıkmaz. Özellikle eski, kireçli sıvalı duvarlarda dikkatli olmak gerekir. Buna buradan net bir garanti veremem, duvarın yaşına ve sıvanın durumuna bakarak karar vermek lazım.
Işık Her Şeyi Değiştirir
Açıkçası, kiralık evlerde en çok ihmal edilen alan aydınlatma. Tavan lambası ne olursa olsun değiştirme hakký çoğu zaman yok, ama ek aydınlatma eklemek serbestir.
Zemin lambası, okuma lambası, konsol üstü küçük bir abajur… Bunlar hem dekoratif hem fonksiyonel. Yüksek kelvin ışık (soğuk beyaz) ofis havası yaratır; oturma alanında düşük kelvin (sarı-beyaz arası) çok daha sıcak durur. Bu ayrımı bilen kiracılar az. Ampul değişikliği kiraya yansımaz, çıkarken ampulü alırsın.
Yaşam alanlarını tazeleyen dekorasyon değişikliği rehberinde daha geniş bir bakış açısı var; kiralık-kirasız fark etmeksizin uygulanabilecek fikirler mevcut.
Küçük Dokunuşlar, Büyük Fark
Tekstil önemli. Halı, yastık, kılavuz örtü gibi yüzeyler bir arada düşünüldüğünde evin zemin rengiyle konuşur. Kiralık evlerde zemin çoğu zaman parke veya laminat, rengi değiştiremezsin. Ama üstüne koyu kahve bir halı atarsan ve açık krem yastıklarla desteklersen o zemin rengi artık baskın değil. Polikare Akrilik gibi markaların ilgili serileri bu işte yardımcı oluyor. Bu konuda yerinde keşif için iç cephe boya ustası hizmetimizden faydalanabilirsiniz.
Bana “ama bu evde uzun süre kalmayacağım” diyen kiracılar oluyor. Bu mantık ilginç: Geçici olduğu için yaşanmaz hale getirmek. Oysa birkaç ay bile iyi bir ortamda geçse, o zaman kazanılmış olur.
Son olarak şunu söyleyeyim: Eğer müşterimyle anlaşabilir ve boya iznini alabilirsen, az bütçeyle boya yaparak evi yenileme konusunda oldukça verimli yollar var. Boya, kiralık evde yapabileceğin en ucuz ve en yüksek görsel etki yaratan değişikliktir. Diğer her şey onun yanında ikinci sıraya düşer.
